25 Şubat 2010 Perşembe

Domuz avı video izle

[ Devamı ... ]

Tavşan avı video izle

[ Devamı ... ]

Köpekle tavşan avı video izle

[ Devamı ... ]

Erciş-Çelebibağ'da manyat ile inci kefalı avcılığı



Erciş-Çelebibağ'da manyat ile inci kefalı avcılığı


Mansapları geçerek akarsulara yumurtlamak için giren inci kefalları, kaçak avcılık tehlikesinden hâlen kurtulmuş değildir. Akarsuların üzerine debi az olduğunda taşları dizerek, debi fazla olduğunda kum çuvallarını dizerek kurulan ilkel bentler veya akarsuyun karşılıklı kıyılarına çakılan kazıklara bağlanan ağlar ile oluşturulan yerel olarak burgan veya çığ olarak adlandırılan ağ bentlerle de kaçak avcılık yapılmaktadır. Son yıllarda mansapların Asayiş Botları ile denetim altına alınması ile birlikte, akarsular üzerine kurulan bentlerin sayısı artmıştır.
[ Devamı ... ]

16 Ocak 2010 Cumartesi

avcıların yeni mekanı





[ Devamı ... ]

TAVŞAN VE KEKLİK AVI






Ülkemizde yaygın olarak bulunan kınalı keklik avı, yerden havalanan av kuşları içinde avı hemen hemen en zevkli olanıdır. Kalkışı sırasında kısa kanatlarını çok sert vurarak havalanması, çok uzaklardan kalkışı ve süzülerek uçması gece avcıların rüyalarını süsler. Hatta kalkış sesini hatırlayarak uykudan sıçrayarak uyanan avcı sayısı pek çoktur.
Keklik yerli av kuşudur. Kayalık ve sarp arazileri kendisine mekân tutar. Mevsimlere göre arazinin değişik yönlerinde bulunabilir. Özellikle Doğu ve Güneydoğu’da kışın sert geçtiği yerlerde 80-100 km. mesafeli göçler yapabilir. Dolayısıyla ile keklik avcılığında birinci prensip, öncelikle o yörede hayvanın bulunup bulunmadığını tespit etmektir. Var ise, şimdi dikkat etmemiz gereken iki önemli faktör vardır.
1- Mevsim
2- Yayılacağı arazinin bitki örtüsü ve su imkânıdır.


Mevsim faktörünü gözönüne alırsak hayvan, soğuk günlerde arazinin Güney kısımlarında, sıcak günlerde su başlarında ve yüksek kayalık alanlarda bulunur. Bu mantık çerçevesinde ekim ayında arazinin her yönünde anızlarda yayılan keklik, aralık ayında arazinin güneyinde ve tohumun yeni atıldığı (herg) tarlalarda bulunabilir. Dolayısıyla avcılar arasında yaygın bir deyiş olan “Hayvan gibi düşünemeyen hayvan avlayamaz.” sözünü hiç aklımızdan çıkarmamamız gerekmektedir. Hayvan hava şartları sıcaksa serine, aşırı soğuksa sıcak bölgelere sığınmaktadır. Sonbaharda su ihtiyacı kış aylarına göre daha çok olacağı için su başlarını tercih etmesi iç güdülerinin tabii sonucudur. Keklik günde en az iki kere yaylıma çıkar. İlki günün ilk ışıklarıyla başlar, diğeri gün batımı öncesidir. Bunlardan çıkaracağımız sonuç günün hangi saatinde hayvanın nerede olabileceğini bilmektir.
Yurdumuzda keklik avı köpekli veya köpeksiz yapılabilir.
Keklik geceyi hemen hemen arazinin en yüksek noktasında geçirir. Havanın soğuk ve rüzgârlı veya yağışlı olması halinde dere yataklarını veya yoğun kayalıkları tercih eder. Dolayısıyla av sırasında tabiat şartları titizlikle gözlenmeli ve yukarıaki bilgiler çerçevesinde avlanılmalıdır.
15 veya 20 adet civarındaki sayılar içinde sürüler halinde yaşayan keklik alaylarına “Bozulmamış alay” tabir edilir. Av sahasına giren avcının ilk işi kalkan keklik alayının sayısını öğrenmek olmalıdır. Vuruş yapsa da avını yerden almadan önce kekliklerin gittiği istikameti ve sayılarını belleğine kazımalıdır. Avına, keklik sürüsünün gidiş istikametinde devam eden avcı, ilk seferde 15 keklik kalktığını ve bunlardan birini avladığı bildiği için önün de minimum 14 keklik olduğunu da bu suretle bilecektir.
Örneğin; 10-15 dakikalık bir kovalamacadan sonra atış menzilinin dışından 9 keklik kalksa yine o civarda 5 adet “pıskın” keklik olduğunu ancak bu suretle hesaplayabilecek ve bu yöntem sayesinde her an bir keklik kalkacağını hesap ederek atışa hazırlıklı olabilecektir.


Dikkat edilmesi gereken önemli bir husus da vurduğu kekliğin düştüğü yeri belleğine o anda kazımasıdır. Her hangi bir yanlışlığa mahal vermemek için atış yaptığı noktadan hareket etmeden önce o noktaya şapkasını bırakması avcı için bir avantajdır. Vurduğu kekliği bulamadığı takdirde ilk atış noktasına dönmek suretiyle atış anını tekrar doğru olarak hatırlama imkânına kavuşmuş olur. Kekliğin tahminen düştüğü noktadaki tüy kalıntıları bizim için önemli bir izdir. Yaralı keklik büyük bir çoğunlukla arazinin yapısına göre aşağılara doğru kayar ve önüne ilk çıkan sık bir çalılığa veya kaya dibine girer.
Kınalı keklik, avcının önündan ilk kalktığı zaman çoğunlukla arazinin inişine doğru uçsa da bir süre sonra yine yürüyerek tekrar bulunduğu arazinin tepe noktalarına çıkacaktır. Bu onun tabii davranışıdır. Buna “keklik tarıyor” şeklinde tabir edilir.
15-20 adetlik bir keklik alayı avlanmak suretiyle dağıtılsa bile aradan geçen yarım saatlik bir sessizlik sonunda dağılan hayvanların öterek birbirini çağırmak suretiyle tekrar bir araya geldiği görülür. Dolayısıyla keklikleri kaybeden bir avcı bir müddet sessizliğini korursa toplanmak için öten kekliklerin seslerinden onların nerede olduğunu yeniden kolayca bulabilir.


TÜFEK SEÇİMİ
Keklik avı için önerilen ideal tüfek 12 kalibredir. Bu çifte, süperpoze veya yarım otomatik bir silah olabilir. Tercih edilen namlu uzunluğu 68-71 cm.’dir. Çok şoklu bir silah kullanıldığı zaman avın açıldığı ilk ayda (Ekim) 1/2 şoku tercih etmemiz gerekirken Aralık ayında tam şoklu bir silah, keklik avının amacına daha uygundur. Bundan amaç avın açıldığı ilk zamanlarda hayvanın yakından kalkacağı, daha sonraları ise yılgın ve güçlü olacağı varsayımından yola çıkarak yapılan bir tercihtir. Bu tercih avcının zaman içinde edindiği tecrübeler doğrultusunda değişkenlik gösterebilir. Bu konuda tek bir doğru yoktur.
FİŞEK
Keklik için tercih edilen fişek numarası 7’dir. Yakın mesafelerdeki atışlarda 10 numara saçma aynı işlevi görecektir. Saçma numarası küçüldükçe dezavantajın yaşanacağı bilinmelidir. 32-36 gr. dolular bu av için yeterlidir.


KIYAFET
Kınalı keklik avında iyi bir yürüyüş botu işin en önemli parçasıdır. Bu avda avcı yürüyebildiği kadar şanslıdır. Bu ava denenmemiş bir ayakkabı ile asla başlanmamalıdır. Fişekliğin tercihen belde taşınması önerilir. Vücudun üst kısmını kapsayan bölgelerde silah kullanma sırasında takılmalara sebebiyet verecek giysilerden kaçınılması gerekmektedir. Yürüyüş temposunun hızlı olacağı gerçeğinden yola çıkarak terlemelere karşı pamuklu giysiler tercih edilmelidir. Soğuk havalarda vücudun üst kısmı için yünlüler uygundur. İnce bir yağmurluğun bel çantasında taşınmasında fayda vardır. Kullanılan şapkanın kulaklıkları av boyunca kapatılmamalıdır.




(kamil üçbaş. avcının temel eğitim kitabından alınmıştır)
[ Devamı ... ]

ÇATALCA ÜVEİK AVI

[ Devamı ... ]

MALATYA AĞKUM: TAVŞAN VE KEKLİK AVI







[ Devamı ... ]

20 Mayıs 2009 Çarşamba

Maltya Ağkum
















[ Devamı ... ]

MALATYA AĞKUM
















[ Devamı ... ]

MALATYA AVCI ARKADAŞLAR




[ Devamı ... ]

ÇATALCA ÜVEİK VE SAZAN AVI
















[ Devamı ... ]

TEKİRDAĞ TAVŞAN ÜVEİK VE SU ÇULUK AVI
















[ Devamı ... ]

12 Mayıs 2009 Salı

TUZAKLA KEKLİK AVI

[ Devamı ... ]

TUZAKLA KEKLİK AVI

[ Devamı ... ]

uydudan harita

[ Devamı ... ]

4 Mayıs 2009 Pazartesi

SİTE YÜZÜNDEN HERKES AKIN ETTİ SAZAN AVI 03.05.2008

[ Devamı ... ]

Eksi 30 derecede yaban kazı avı


Sibirya soğuklarının etkisini sürdürdüğü Erzurum'da avcılar sıfırın altında 30 derece soğukta yaban kazı avına çıktı.
[ Devamı ... ]

HABERİNİZ OLSUN AVCILARA SUNULUR


[ Devamı ... ]

AV HABERİ YORUMLARINIZI BEKLERİZ

Sürek avı yasaklanan domuzlar kazalara sebep oluyor Tarih: 17.12.2008 Saat: 17:15Konu: İki hafta önce Afyonkarahisar'dan Denizli yönüne giden bir otomobilin domuz sürüsüne çarpması sonucu meydana gelen kazada 1 kişi öldü, 4 kişi yaralandı.İstanbul Şile'de de yola fırlayan domuz sürüsünün neden olduğu trafik kazasında 3'ü aynı aileden olmak üzere 4 kişi hayatını kaybetti. Bu kazalar, gözleri, artan domuz nüfusuna çevirdi. Avcılar, domuz kazaları ve çiftçilerin zararlarının azaltılması için sürek avının serbest bırakılmasını istiyor. Denizli Orman Bölge Müdürlüğü ise domuz sayısını azaltmak için ormanlarda kurt sürüleri oluşturuyor. Türkiye'de domuzlar, sürek avının yasaklanması, doğal düşmanları kurtların da azalması sebebiyle aşırı derecede artıyor. Domuzun İslam dinine göre haram olması ve çok hızlı üremeleri de sayılarının artmasına sebep oluyor. Domuzların artışı, bağ ve bahçelerde zarar oluşturduğu gibi ölümlü trafik kazalarına da sebep oluyor. Bu kötü gidişe dur denmesi gerektiğini söyleyen Türkiye Atıcılık ve Avcılık Federasyonu Avcılık Asbaşkanı Atilla İshak Tankut, "Sürek avının tekrar serbest hale getirilmesi lazım." dedi. Merkezi Av Komisyonu (MAK) tarafından sürek avının yasaklandığını hatırlatan şöyle devam etti: "Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü Türkiye'de 500 bin domuz olduğunu bildiriyor. Ancak bizim verilerimize göre ülke genelinde 2 milyonun üzerinde domuz var. Domuz sayısı çok arttığı için kazalara sebep oluyor." Sürdürülebilir Avcılık ve Yaban Hayatı Derneği (SAYHAD) Genel Başkanı Ali Yücel de domuzun sürek avının yasaklanmasının anlaşılır bir şey olmadığını vurguluyor. Çevre ve Orman Bakanlığı'nın yanlış yönlendirildiğini ifade eden Yücel, "Bu kararın hemen kaldırılması lazım. Çünkü bu hayvanlar çok hızlı ürediği için hem bağ bahçeye hemde bu tür kazara varan zararları oluyor." ifadelerini kullandı. Denizli'nin dağ ve ormanlarında yaklaşık 50 bin domuzun varlığından söz edilirken köy, belde ve şehirde oturanlar tedirgin. Yetkililer ise domuza karşı kurt sayısını çoğaltarak dengeyi sağlamayı hedefliyor. Denizli Orman Bölge Müdürü ve İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Adem Oklu, "Bütün köylerimizde domuz saldırısı var. Çamlık Mahallesi'ndeki lojmanlara domuzlar geliyor. Çöp konteynerlerini deviriyor, köpeklerden de korkmuyorlar. Bağbaşı'na ve Pamukkale Üniversitesi kampusuna girdiler. Yakında çocuklara da saldırabilirler." ifadelerini kullandı. Köylülerin domuzların zararından dolayı mahsul alamadığını belirten Orman Bölge Müdürü Oklu, yüksek yerlerde birkaç tane olan kurtların çoğalması için takviyeler yaparak sürüler oluşturduklarını anlattı. Baklan, Acıpayam, Çal, Çivril ve Babadağ ilçelerinin dağlarında kurt sayısının 500'e ulaştığını kaydeden Oklu, "Önümüzdeki günlerde domuzlarla kurtlar arasında yoğun bir mücadele olacak. Kurtlar, bu savaştan galip çıkacak." şeklinde konuştu. Denizli Çevre Avcılık Atıcılık ve Okçuluk Kulübü Başkanı Ekrem Emiroğlu da eskiden 10'arlı sürüler halinde tarlalara giren domuzların son dönemlerde 50-100'lü gruplar halinde gezdiğini belirtti. Denizli Çevre ve Orman İl Müdürü Yılmaz Kaplan ise ağaçlandırma çalışmalarının domuz sayısının artmasına neden olduğunu bildirdi. Kaplan, "Domuzların verdiği zararların çiftçilere ödenmesi için bakanlığımıza önerilerde bulunduk. Ayrıca ormanlık alanlarındaki karayollarına konan 'yaban hayvanı çıkabilir' şeklindeki trafik işaretlerine maalesef uyulmuyor." şeklinde konuştu.
[ Devamı ... ]

Akseki'de av turizmiTarih


Akseki'de av turizmiTarih: 27.12.2008 Saat: 21:27Konu: Akseki ilçesinde, 1 Ağustosta başlayan av sezonunda şimdiye kadar 33 avcı, 18 yaban keçisi vurabildi.Doğa Koruma ve Milli Parklar yetkilileri, ilçe yakınlarındaki Gidengelmez Dağları, Kuyucak Av Sahası ve Üzümdere Av avlanma sahalarında bu yıl toplam 47 yaban keçisinin avlanmasına izin verildiğini, av sınırı konularak yaban keçisi nüfusunun azalmasının önüne geçildiğini bildirdi. Avlanma sahalarının ihale edildiğini belirten Doğa Koruma ve Milli Parklar yetkilileri, ihaleyi kazanan firmanın toplam 36 bin hektarlık Gidengelmez Dağları, Kuyucak ve Üzümdere av sahasında, yerli ve yabancı avcılar için ayrı ayrı avlanma kotası koyduğunu söyledi. Gidengelmez Dağlarındaki av sahasında bugüne kadar 5 yerli, 5 Aksekili yerel avcı ve 16 yabancı avcının toplam 15 yaban keçisi vurduğunu, Üzümdere av sahasında da 5 avcının 2 yaban keçisi avladığını belirten yetkililer, Kuyucak'taki av sahasında ise 2 avcının 1 yaban keçisini vurabildiğini ifade etti. Av sezonu boyunca en uzun boynuzlu yaban keçisinin Amerikalı İş adamı Michael Wayne Czyoski tarafından vurulduğunu açıklayan yetkililer, keçinin boynuz uzunluğunun 119 santimetre olduğunu kaydetti. KAÇAK AVCILARA PARA CEZASI VERİLİYOR Doğa Koruma ve Milli Parklar Akseki Mühendisi Mustafa Yalım, av sahalarının özel firmalara ihale edilmesine rağmen, denetiminin Akseki Doğa Koruma ve Milli Parklar Mühendisliğince yapıldığını, kural dışı avlananlara para cezası uygulandığını söyledi. Av sahasında kaçak avlanarak yaban keçisi vuranlara ceza verileceğini belirten Yalım, yaşı 7'nin üzerinde, boynuz uzunluğu 90 santimetrenin altındaki dişi hayvanları vuran avcılara 3 bin 300 YTL, 90 santimetrenin altında boynuz uzunluğuna sahip keçileri vuranlara ise 2 bin 750 YTL, usulsüz olarak avlananlara da 7 bin 500 YTL ceza verileceğini ifade etti. Av turizminin önemli miktarda döviz girdisi sağladığını dile getiren Mustafa Yalım, elde edilen gelirden köylere de pay aktarıldığını, Çevre ve Orman Bakanlığının avcılardan tahsil ettiği paranın yüzde 75'ini yaban hayatı geliştirme sahası içindeki köylerin tüzel kişiliklerine aktardığını söyledi. Yerel avcılara verilen kontenjan ile artık Aksekililerin de avlandığını ve kaçak avlanmanın önlendiğini vurgulayan Yalım, ''Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü işbirliği ile avcı eğitim kursları açıyoruz. Avcılarımız artık hem bilinçli av yapıyor hem de kaçak avlanmanın cezalarının ağır olduğunu biliyorlar'' diye konuştu. Av sezonunuN 31 Mart 2009 tarihinde sona gereceği bildirildi.
[ Devamı ... ]


KIRMIZI BENEKLİ ALABALIK SAYISI HER GEÇEN GÜN ARTIYORTarih: 30.12.2008 Saat: 14:15Konu: Nesli Tükenme Tehlikesi Altında Olan Kırmızı Benekli Alabalık Türünü Kurtarmak İçin Yapılan Çalışmalar İyi Sonuçlar Vermeye Başladı.Mersin Çevre ve Orman Müdürlüğü tarafından 5 yıldır yürütülen çalışmalarla dağ alası olarak bilinen ''kırmızı benekli alabalık'' popülâsyonunun artmaya başladığı belirtildi. Çamlıyayla ilçesi Kadıncık Vadisi Milli Parkı'nda yapılan çalışmaları yerinde inceleyen İl Çevre ve Orman Müdürü Hasan Saday, Mersin'in en önemli su kaynaklarından olan Cehennemdere ve Kadıncık Deresi'nde yaşayan yöreye özgü kırmızı benekli alabalık 'Salmo Trutta' türünün kaçak ve bilinçsiz avlanma nedeniyle yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığını hatırlattı. Bunun üzerine bölgenin koruma altında alındığını aktaran Saday, hızla azalan türü çoğaltabilmek için 5 yıl önce Tarsus'a bağlı Olukkoyağı köyü sınırlarındaki Papazın Bahçesi denilen alanda proje başlattıklarını söyledi. Çalışmalar sonucunda doğal ortamı dışında üretim yapıldığını ifade eden Saday, "Kadıncık Deresi, Cehennemdere ve Cocakdere taranarak yakalanan damızlıklar ile 2004'te 3 bin yavru elde ederek, ancak 120'sini yaşatabildik. 2005'te yaptığımız çalışmada elde ettiğimiz 5 bin yavrunun hepsi ölürken, inatla sürdürdüğümüz çalışma neticesinde 2006-2007 döneminde 19 bin yavru alabalık yetiştirdik. Bunların 8 binini dolaylı desteklemek amacıyla Kadıncık deresi'ne 7 binini ise Cehennem deresi ve Cocakdere'ye bıraktık." dedi. Kırmızı benekli alabalık üretiminin her geçen yıl arttığını belirten Saday, anaç balıkların sağımının sonbahar ve kış aylarında yapıldığını kaydetti. Saday, bu yıl kasım-aralık döneminde sağılan 100 balıktan 150 bin yumurta elde edildiğini dile getirdi. Yumurtaların tesislerde döllenmeye bırakıldığını anlatan Saday, "Döllenme aşaması devam eden proje çerçevesinde yumurtalar döllendikten yaklaşık 60 gün sonra yavrular çıkacak. Yaklaşık 20 günlük bir süre de küçük havuzlarda bekletilen balıklar 3-4 santimetreye ulaştıktan sonra doğal ortamı olan Kadıncık Deresi'ne bırakılacak." diye konuştu. Kırmızı benekli alabalıkların istenilen popülasyon yoğunluğuna ulaştıktan sonra Kadıncık Deresi'ni eko turizm faaliyeti çerçevesinde paralı avcılığa açmayı planladıklarını ifade eden Saday, balık avcılığının, alabalık popülasyonunun belirli bir yoğunluğun altına düşmeyecek şekilde gerçekleştirilmesini sağlayacaklarını sözlerine ekledi.
[ Devamı ... ]


Kayıklarda av silahları yasakTarih: 04.01.2009 Saat: 03:16Konu: Afyonkarahisar İl Çevre ve orman Müdürlüğü?nden yapılan açıklama ile balıkçı teknelerinde tüfek bulundurulmasının yasak olduğu bildirildi.Balık avında dikkat edilmesi gereken kurallarla ilgili bilgi verilen açıklamada, "Tabii göller ve sulak sahalar çevresindeki köy muhtarları, köylerinde 9,9 HP motor gücünden düşük güce sahip motorlu veya motorsuz teknelerle göle avcı sokmak isteyen kişilerin adlarını, soyadlarını ve adreslerini yazılı olarak İl Çevre ve Orman Müdürlüğü'ne bildirmek ve izin almaları gerektiği, İl Çevre ve Orman Müdürlüğü'ne bildirilen listelerde ismi bulunmayan 9,9 HP motor gücünden düşük güce sahip motorlu tekne sahiplerinin göle avcı sokmalarının yasak olduğu, göle avcı sokan kayıkçılar, avcıların tüfeklerin taşınması ve avlanma konularında Merkez Av Komisyonu Kararlarına ve 4915 sayılı Kanun hükümlerine uymalarından sorumlu oldukları, aksi halde 5326 sayılı Kabahatler Kanununun iştirak hükümleri uygulanarak haklarında yasal işlem yapılacağı belirtildi. 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanununun 3 üncü maddesine dayanılarak oluşturulan Merkez Av Komisyonu; 29.05.2008 tarihinde toplanarak, illerden gelen il av komisyonlarının kararları ile bu konuda hazırlanan raporu ve komisyona sunulan diğer belgeleri incelemiş, 4915 sayılı Kanunun 3/4, 4/1, 5/1, 6/2, 6/3 üncü maddelerinin komisyonumuza verdiği yetkiler dâhilinde ve komisyon üyelerinin önerileri doğrultusunda 2008-2009 av dönemi için bütün yurdu kapsayan, 7 no'lu kararını almış ve söz konusu 2008 - 2009 Av Dönemi Kararı 29 Mayıs 2008 tarih ve 26890 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. 2008-2009 Av Dönemi Merkez Av Komisyonu Kararı'nın 11 inci maddesi (ç) bendinde " Denizlerde, nehirlerde, sazlık ve bataklıklarda ve tabii göller ve lagünlerde 9.9 HP (beygir) gücünden düşük dıştan takma motorlu tekneler ile içten takma motorlu tekneler ulaşım aracı olarak kullanılırken tüfekler boş ve kılıfında bulundurulabilir. Bu vasıtaların içinde baraj gölü, tabii göller, denizler, lagünler, nehirler, bataklıklar ve sazlıklarda avlanılamaz. 9,9 HP (beygir) gücünden yüksek dıştan takma motorlu tekneler ile içten takma motorlu tekneler veya hovercraftlar ancak denizlerde, nehirlerde, sazlık ve bataklıklarda ve tabii göller ve lagünlerde ulaşım aracı olarak kullanılabilir. Bu vasıtalar ulaşım amacı ile kullanılsa dahi su kuşları ürkütülüp havalandırılamaz ve bir yönde sürülemez ve bu vasıtalar ile hareket halinde iken içinde tüfekler kılıfında da olsa bulundurulamaz, "ve (ı) bendinde " Tabii göller ve sulak sahalar çevresindeki köy muhtarları, köylerinde 9,9 HP motor gücünden düşük güce sahip motorlu veya motorsuz teknelerle göle avcı sokmak isteyen kişilerin adlarını, soyadlarını ve adreslerini yazılı olarak il müdürlüklerine bildirmek ve izin almak zorundadırlar. 9,9 HP gücünden yüksek motor gücüne sahip olan tekne sahipleri ile il müdürlüklerine bildirilen listelerde ismi bulunmayan 9,9 HP motor gücünden düşük güce sahip motorlu tekne sahiplerinin göle avcı sokmaları yasaktır. Göle avcı sokan kayıkçılar, avcıların tüfeklerin taşınması ve avlanma konularında yukarıda yazılı Merkez Av Komisyonu Kararlarına ve 4915 sayılı Kanun hükümlerine uymalarından sorumludurlar. Aksi halde 5326 sayılı Kabahatler Kanununun iştirak hükümleri uygulanarak haklarında yasal işlem yapılır ve bir daha göle avcı sokmalarına il müdürlüğünce izin verilmez hükmü bulunmaktadır.”
[ Devamı ... ]

domuz avı
















[ Devamı ... ]
 

©2009 KRAL AVCILIK | by BLNT